müz7

Bazen Sadece Biter!

Doruk Önal – twitter.com/sosyokopat

Dünya Prömiyerini 51. Uluslararası Altın Portakal’da yapan “Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku” İlhami Algör’ün aynı adlı romanından uyarlanan hayata, insana ve aşka dair başarılı bir film. Filmin bir aksilik olmazsa 12 Aralık’ta vizyona gireceğini de belirteyim.

Çiğdem Vitrinel’in yönetmenliğini yaptığı bu filmde başrolleri Erdal Beşikçioğlu ve Sezin Akbaşoğulları paylaşıyor. Hikâye kadar oyuncu performanslarının da filmi ilerlettiğini söyleyebiliriz.

müz6

Arif, kendisini yazar olarak tanıtan fakat henüz kitabı çıkmamış, yaşadığı ilişkilerde bağlılık sorunu olan birisidir. Bir barda DJ’lik yapmaktadır. Olabildiğince asosyal, yalnız, içine kapanık bir karakterdir. Bir gün Müzeyyen’le tanışır. Müzeyyen tam da Arif’in hayallerindeki kadındır. Aşkın ve bir insana bağlanmanın acı verici yönünü ardında bırakmış, sorgulamayan, anı yaşayan birisidir Müzeyyen.

Filmin başında Arif ve Müzeyyen arasındaki benzerlikler zamanla kırılmaya başlar. Bir nevi Arif’in Müzeyyen sayesinde büyümesine doğru yol alırız. Arif, Müzeyyen hayatına girdiği andan itibaren, adım adım değişir. Müzeyyen’in geçmişi, onun hayatına giren erkeklerin imgeleri Arif’i kıskançlığa giden bir yola sokar. Bu durum her an öfkesini daha da arttırır.

müz2

Özellikle Arif’in iç sesinden duyduğumuz sorular, Müzeyyen’in onu sebepsiz yere terk edişiyle suratında bir “tokat” gibi cevaplarını bulur. Arif, bir neden arayışına girse de bu ilişkinin bitişinin sebebi basittir. Sorun sende değil, sadece bitti, der Müzeyyen.

Yönetmen bu sebepsiz bitiş üzerine kadın-erkek ilişkisine dair bir nevi ters köşe yapıyor. Erkeğe bağlı, onsuz yaşayamayan kadın figürünü alt-üst ediyor.

Konusu basit bu film yine de kadın ve erkek arasındaki ilişkiye, aşka dair sorgulayıcı bakışıyla alkışı hak ediyor. Filmin oyuncu kadrosundaki ufak sürprizler de fark yaratmayı başarmış.

müz3

Tartışmaya açık bir tarafı olmakla beraber filmin sonu, Müzeyyen karakterine ve bütün atmosferine ihanet etmenin eşiğinde geziniyor. Yönetmen yarattığı güçlü ve özgür kadın imgesine rağmen son sözü erkeğe söyletiyor gibi.

Son olarak film görüntü tercihleriyle izleyiciyi hikâyenin içine çektiği kadar, müzik kullanımıyla da geçer not alıyor. Müziklere Harun Tekin’in el attığını söyleyeyim. Ayrıca görüntü yönetmenliğinde de Vedat Özdemir filmin festivaldeki tek ödülünü almayı başardı.

Reklam