taş3

“Anahtarını, telefonunu, cüzdanını, şarz aletini, hiçbir şeyini unutma.”

Çok şükür ki son dönemde İstanbul’da sayısı epey artan tiyatro topluluklarına bu sezonla birlikte Taşra Kabare de katıldı. Türkiye’de tiyatro yapmak kolay değil, cesaret istiyor biraz. Bir tiyatro kurmaksa birazdan biraz daha fazla cesaret istiyor. İyi ki cesur insanlar var. İyi ki güzel işler yapıyorlar. Taşra Kabare’nin ilk oyunu, Temizlik İşleri o güzel işlerden biri.

taş1

Konuşmak kolaydır, dinlemek zor. Dünyanın en büyük sorunu iletişimsizliği ortasına alan metin Cemal Toktaş’a ait. Daha en başından şikayetlerle birlikte tempolu başlayan hikaye her durağanlaşmak üzereyken hikayeye katılan karakterler tempoyu tekrar yükseltiyor. Ali Altuğ’un rejisiyle bütünleştiğinde de seyirciyi çok kısa bir an dışında sıkmayan bir absürt komedi haline geliyor. Oyunun sonuna doğru yaşanan diyalogların biraz tekrar düştüğünü düşündüğümü söylemeliyim. Ancak öncesinde zaten kendimizi kaptırmış olarak izlediğimizde, zaten kısa olan bu süreç de su gibi akıp gidiyor. Oyundan önce göz atıp “Basit” bulabileceğiniz dekorun oyunun ilerleyen kısımlarında sürekli merak uyandıracak hale gelmesi de büyük bir dizayn başarısı.

taş2

Metnin ve rejinin başarısını oyunculuklar daha da yukarıya çekmiş. Her şeyden önce aralarındaki uyumu izlemek o kadar güzel ki kimi diyaloglar hiç bitmesin istiyorsunuz. Özellikle abla kardeş rolündeki Yeliz Kuvancı (Temizlikçinin Karısı) ve Onur Dikmen (Kayınço) sahiden çatlak bir ikili olmuşlar. Kız arkadaşını kaybetmemek hayatındaki yegane amacı olan Yeğen rolüyle Genco Ozak da oldukça başarılı. Tam her şey bitti derken her şeyi yeniden başlatan Rabıtalı Zabıta Serpil Goral, oyunun en hareketli ismi olarak oyunun son kısmını taşıyan isim olmuş. Kapitalizmin iki ayağından birini oluşturan, kaçırdığı çocuğu gülerek anlatabilecek kadar saçma bir adam olan zengin ve çapkın ev sahibi rolüyle Temizlikçinin başının belası olan Orhan Bıyıklı bir olsun susmayarak aklınızı başınızdan alıyor. Temizlikçi mi dedim? Çok konuşan ama kimse tarafından dinlenmeyen, kapitalist düzenin hem iş hem de insan ilişkilerinde kaybedeni Temizlikçiye Cemal Toktaş öyle bir can vermiş ki, karakterin yaptığı her eyleme hak verdim oyun boyunca. Bir de Nergis Öztürk var. Oyundan bağımsız olsa da oyunun tam ortasında duran Kimliği Belirsiz Kişi her çıktığında insan gözlerini alamıyor.

Şimdilerde Moda Sahnesi ve Sahne Pulcherie’de sahne alan Temizlik İşleri baştan sona özenilmiş haliyle bu sezonun en kıymetli yeni işlerinden biri. Oyundan daha kıymetli olansa Nergis Öztürk ve Cemal Toktaş’ın birlikte, büyük bir aşkla, bir tiyatronun altına girmeleri. Hem oyunun hem de İstanbul’un bu yepyeni tiyatrosunun yolu çok açık olur umarım.

Mehmet Dinler: twitter.com/KumpirBey

Reklam