taşra

1 Ekim’de kapılarını açarak* Kadıköy için yeni bir dönem başlatacak olan Taşra Kabare 30 Eylül Cuma günü basınla bir araya geldi. Bir basın toplantısı konseptinden uzak güzel bir sohbet ortamı oluşturan kurucular Cemal Toktaş ve Nergis Öztürk hem Taşra Kabare’nin ve yeni mekanın açılış sürecini anlattı hem de gelecek hakkındaki planlarından bahsettiler.

Taşra Kabare adının ortaya çıkması Cemal Toktaş’ın yazdığı Temizlik İşleri** oyunuyla birlikte olmuş. Oyunu sahneleme kararı aldıktan sonra bir isim altında hareket etmeleri gerektiğini ve Taşra Kabare’nin bu şekilde ortaya çıktığını söylüyor. Kadıköy’deki mekanın açılışı da yine Temizlik İşleri’ne dayanıyor. Geçtiğimiz sezon Temizlik İşleri’ni oynayabilecek çok az sahne buldukları için yaşadıkları sorun onları kendi sahneleri olması fikrine itmiş. O dönemde karşılarına bu mekan çıkınca da bugüne kadar gelen süreç başlamış.

TasraKabare_TemizlikIsleri_Poster (1)

Nergis Öztürk, Taşra Kabare’yi “Arabesk, pop, caz ve alaturka” olarak anlatıyor. Teknolojiyle birlikte hayatın da çok değiştiği bir geçiş dönemin insanları oldukları için bu kadar farklı kültürler hem onlarda hem de mekanda yer bulabiliyor. “Temizlik İşleri işin pop kısmıydı, Kel Şarkıcı da arabesk olacak” diyor Nergis Öztürk. Kasım’da sahnelecek yeni proje caz, yılbaşından sonrası için planlanan kabare de arabesk ruhunu yansıtacakmış. Taşra Kabare gerçekten de Kadıköy’ün çok kültürlü ve sanatsal yaşamına yakışır bir mekan olacak gibi duruyor.

tasra-masa

Taşra Kabare’nin içine girdiğiniz andan itibaren içerideki sanatı hissedebiliyorsunuz. Giriş katındaki bar kısmı, onca barla dolu olan Kadıköy’de dahi bir fark yaratmayı başarıyor bu şekilde. Dekordaki caz tınıları size farklı bir yere girmekte olduğunuz hissiyatını yaşatıyor. Kurucularının anlattıklarına göre de gerçekten farklı bir yere giriyoruz. Cemal Toktaş yaratmaya çalıştıkları atmosferi şöyle anlatıyor: “Kadıköy sanat eğitimi alan öğrencilerle dolu bir yer. Öğle yemeği zamanı çıksın biri sahnede enstürmanını alsın, çalsın.” Nergis Öztürk de bunu tamamlıyor: “Burada başınıza her an sanatsal bir kaza gelebilir.”

İşin konser ve restoran kısmı bir yana, Taşra Kabare’nin alt katındaki Sofa bölümü tiyatrodan sinemaya, sergilerden partilere kadar her şeye uygun şekilde tasarlanmış. İçerisinin tamamen esnek bir yapıda olması her etkinlik için sahnenin kolayca farklı bir şekilde ayarlanabilmesini sağlıyor. En sevdiğim kısmıysa alt katta olmasına rağmen tavanının basık olmaması, içerisinin ferah olması. Bir alternatif sahnede basık olmayan tavan, çölde vaha gibi bir şey sonuçta.

Türkiye’de tiyatro oyuncusu olmak ne kadar zorsa, tiyatro işletmek de o kadar zor. Hele bu kadar büyük ve içeriği çeşitli bir işin altına girmek işin uç noktası. Ancak Cemal Toktaş da Nergis Öztürk de geldikleri noktadan dolayı çok mutlu ve umutlu görünüyorlar. Öğrencilik yıllarından beri hayal edilen bir işe sonunda başlayabilmek sanırım o mutluluğu getiren. Taşra Kabare’yi ayakta tutan da Kadıköy’de ve tüm İstanbul’da bir fark yaratmasını sağlayan da bu mutluluk olacak.

[divider]

* http://radyozimbirti.org/kadikoy-icin-yeni-bir-donem-basliyor-tasra-kabare-aciliyor/

** http://radyozimbirti.org/tiyatro-yazisi-cok-sacma-bir-olay-temizlik-isleri/

*** http://radyozimbirti.org/tasra-kabareden-kabare-usulu-kel-sarkici/

Reklam